Haber
9.08.2021
CHP’den Gündemdeki Sosyal Medya Düzenlemesine İlişkin Açıklama
CHP Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Onursal Adıgüzel, gündemdeki sosyal medya düzenlemesine ilişkin açıklamalarda bulundu.

“İktidar Kendi Eteğindeki Taşları Döksün”

CHP’li Adıgüzel, yazılı olarak yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Son günlerde yapılan açıklamalardan iktidarın sosyal medyanın ‘düzenlenmesine’ ilişkin yeni bir çalışma içerisinde olduğu anlaşılmaktadır. Öncelikle geçtiğimiz yıl TBMM’de kurulan ve benim de hem üyesi hem de partimizin sözcüsü olarak görev aldığım Dijital Mecralar Komisyonu’nda bu konuya ilişkin herhangi bir çalışmanın bugüne dek gündeme gelmediğini belirtmek isterim.

Yapılan açıklamalardan söz konusu ‘düzenlemenin’ sosyal medyadaki dezenformasyon ile mücadele kapsamında yapılacağı ifade edilmektedir. Tıpkı geçen yıl TBMM’den geçen tartışmalı sosyal medya düzenlemesinde olduğu gibi AKP, bugün de Almanya’daki düzenlemeleri kendi sansürü ve medya üzerinde baskıyı hedefleyen düzenlemesine yönelik meşrulaştırma aracı olarak kullanmaktadır. Ancak geçtiğimiz yıl üstüne basa basa ifade ettiğimiz gibi, Almanya’da, söz konusu kanun yürürlüğe girmeden önce uzun bir süre kamuoyunda şeffaf ve derinlemesine bir şekilde tartışılmıştır. Konuya ilişkin olarak bir çalışma grubu oluşturulmuş̧ ve konusu suç olan içeriklerin yönetimi ve bu konuda nasıl mücadele edilmesi gerektiği uzun bir süre tartışılmıştır. Kaldı ki söz konusu Kanun, Almanya’da da ifade özgürlüğünü engellediği gerekçesiyle hali hazırda tartışılan ve eleştiri alan bir Kanun olmuştur. 

İktidarın, dezenformasyon ile mücadeleden kastının sosyal medyadaki muhalif sesleri, medya platformlarını susturmak olduğu açıkça ortadadır. Özellikle bugün içinden geçtiğimiz bu zor günlerde, iktidarın acizliğine, yandaş medyanın ağır sansürüne karşı vatandaşın tek haber alma kaynağı sosyal medya olmuştur. Ülkemizin dört bir yanında ormanlarımız günlerdir yanarken, vatandaşlar 19 yıldır ülkeyi tek başına yöneten AKP iktidarının olası afetler karşısında hiçbir acil eylem planı olmadığını sosyal medyanın varlığı sayesinde öğrenmiştir. Cumhuriyet dönemi kazanımlarından olan, Atatürk’ün mirası Türk Hava Kurumu’nun nasıl bile isteye atıl hale getirildiği yine sosyal medya sayesinde ortaya çıkmıştır. AKP’yi rahatsız eden de sosyal medyanın bu bilinçlendirme gücüdür. Bu durum iktidarı o kadar rahatsız etmiştir ki RTÜK alelacele aldığı ve vatandaşın haber alma hakkına müdahale eden, Anayasa’ya aleni aykırılık taşıyan bir kararla medya kuruluşlarının yangına ilişkin haberlerine yasak getirmekten çekinmemiştir. İnsanların çaresizlik içinde seslerini duyurmaya çalıştığı bir ortamda, RTÜK medya patronlarına ülkemiz yangın yerine dönmüşken 3 maymunu oynamaya devam edilmesi mesajını vermiştir. O da yetmemiş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sosyal medya paylaşımlarına yönelik soruşturma başlatılmıştır.

Öte yandan, geçtiğimiz yıl yürürlüğe giren düzenleme, o gün ısrarla uyardığımız ve karşı çıktığımız şekilde, bugün muhalif sesleri susturmanın bir aracı haline dönüşmüştür. Örneğin; unutulma hakkı vatandaşlardan ziyade siyasetçiler, kamu görevlileri için bir koruma kalkanı görevi yapmaktadır. Kişilik hakkı ihlali gerekçesiyle, vatandaşın kamusal figürlere ilişkin haber alma hakkı engellenmektedir.

Sosyal medyadaki dezenformasyonun bir gerçeklik olduğu, bununla mücadele edilmesi gerektiği aşikardır. Ancak dezenformasyonla gerçekten iddia edildiği gibi samimi bir mücadele gösterilecekse, önce iktidarın kendi eteğindeki taşları dökmesi gerekmektedir. Bu ülkedeki dezenformasyonun en büyük kaynağı halkın yardım çığlıklarını dış mihrakların oyunu diye yaftalayan, kendinden olmayan her muhalif sesi “dış güçlerin ajanı/terörist” diye ilan eden zihniyetin ta kendisidir. AKP dezenformasyonun önüne geçmek istiyorsa, halkın gerçek bilgiye şeffaf ve sağlıklı bir şekilde erişeceği bir sosyal medya için çabalamalı, sansürcü zihniyete bir an evvel son vermelidir.

Eğer amaç gerçekten sosyal medyadaki dezenformasyonla mücadele etmekse, iktidarın samimiyetle şu soruları yanıtlaması gerekmektedir:
 
  • Sosyal medyada dezenformasyonu yayan kim? Dezenformasyonu yayan #havadanmüdahaleistiyoruz diye seslerini duyurmaya çalışan, “yanıyoruz, yardım edin” diyen halk mı? Yoksa bu ülkenin ana muhalefet partisini ve liderini provokatif paylaşımlarla hedef alan yandaş kalemşörler mi?
  • Sosyal medyada sözde şikayet ettiğiniz kutuplaşmanın taşlarını döşeyen kim? Bu kutuplaşmanın nedeni 20 yıldır ülkeyi yöneten iktidarın, kutuplaştırıcı, ayrıştırıcı politikaları değil mi?
  • Geleneksel medyayı tek sesliliğe mahkum eden, vatandaşın geleneksel medya kanallarından haber alma hakkını elinden alan, vatandaşı sosyal medyadan haber almaya mecbur bırakan siz değil misiniz?
  •  
Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak, amacı vatandaşı, gazetecileri, bağımsız medya platformlarını susturmak, sindirmek olan her türlü düzenlemeye karşı çıkacağımızı şimdiden ifade ediyor; halkın her zaman için doğru bilgiye sağlıklı ve şeffaf bir şekilde ulaşabilmesi gerektiğini savunuyoruz. TBMM’nin, ilgili komisyon olan Dijital Mecralar Komisyonu’nun bertaraf edilerek, Saray eliyle yapılacak bir düzenleme bu ülkeye bir fayda getirmeyecektir. ”