Haber
17.12.2020
“AKP 3 Y Evresinden 3 Z Evresine Geçmiştir: ZAM, ZULÜM, ZAFİYET”
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Onursal Adıgüzel, TBMM Genel Kurulu’nda 2021 bütçe görüşmelerinde yaptığı konuşmada, “AKP’nin 3 Y’si artık yerini 3 Z’ye bırakmıştır. Yolsuzluk, yoksulluk ve yasakların yerini zam, zulüm ve zafiyet almıştır” ifadelerini kullandı. İktidar sıralarına seslenen Adıgüzel, “Sizin 3Y meseleniz çöktü. Artık siz Z evresine geçtiniz. Çiftçinin mazotuna zam. Doğal gaza zam. Ete zam, süte zam. Eğitimde zafiyet, sağlıkta zafiyet, dış politikada zafiyet, yönetimde zafiyet ve kime zulüm biliyor musunuz? İşçiye zulüm, çiftçiye zulüm, emekliye zulüm. Sizin bu politikalarınızın sonu gelmiştir, alfabede de harf kalmamıştır” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Onursal Adıgüzel, TBMM Genel Kurulu’nda 2021 Yılı Merkezi Bütçe Kanunu Teklifi üzerine yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“5’li Çetenin Arkasında Dağ Gibi Duran İktidar, Kendi Vatandaşının Arkasında Duramadı”

“2020 yılı vatandaşın iliklerine kadar işlemiş bir ekonomik buhranı yaşayarak bitiyor. AKP’nin 18 yıldır adım adım uyguladığı ekonomi politikaları bizi bu buhran sürecine sürükledi. Vatandaşı öteleyen, yandaşı, rantı önceleyen politikalar pandemiyle birlikte iflas etti. Gençler, kadınlar, esnaf ‘İş yok, borç çok, umut yok’ diye feryat ediyor ama iktidarın kulakları tıkalı, gözleri kapalı.

Milyonlarca vatandaş işsiz, esnaf kepenk kapatmış. Ülkeyi yönetenler ‘Evime ekmek götüremiyorum’ diyen esnafın başına keyif çayı atıyor. Emekçiyi açlıkla virüs arasında yaşam mücadelesi vermek için zorluyor. İşçiye ‘Al 39 lirayı, günlük karnını doyur’ diyor. 783 bin kilometre vatan toprağında yardım götürecek emekli, işsiz, çiftçi, öğrenci bulamamış iktidar, yurt dışına yardım göndermekle övünüyor. Madem el âleme yetiştirecek paranız vardı, bu millete niye IBAN yolladınız? On sekiz yıldır 5'li çetenin arkasında dağ gibi durdunuz. Ama ‘Ben bu millete otuz yıl vergi ödedim, bana bir ay bakamadı’ diyen esnafın arkasında duramadınız, derdine derman olamadınız.”

“Yoksul Aileler Eğitime Ayda Sadece 20 lira Ayırabiliyor”

“Pandeminin en çok etkilediği kesim, ne yazık ki geleceğimiz olan çocuklarımız. On sekiz yılda eğitime yapılan yanlış yatırımlar; pandemi ve uzaktan eğitim süreci ile daha da derinleşmiştir. Bırakın tableti, bilgisayarı, yüz binlerce öğrencimiz bugün televizyona bile erişemeyecek durumda. Tüm dünyada dijitalleşme, teknoloji eğitimdeki fırsat eşitsizliğini ortadan kaldırmak için kullanılırken Türkiye'de daha derin bir fırsat eşitsizliğinin ortaya çıkmasına sebep olmuştur.

Türkiye'nin en yoksul yüzde 20'lik kesimini oluşturan ailelerin bir çocuğa bir ayda harcadığı eğitim masrafı ne kadar biliyor musunuz? Sadece 20 lira. Bir çocuğa bir ayda harcanan para 20 lira. İktidar mensuplarına soruyorum, hesabı siz mi yaparsınız? Buyurun, çay simit hesabını siz yapın ama içinizden cesur bir arkadaşımız varsa gelsin yarın Ankara'da pazara gidelim bu 20 lirayla ne alabiliyoruz görelim. Yarım kilo peynir mi alırız artık 3 kilo meyve mi alırız hep birlikte görelim yaşayalım.”

“Tabletler Ortada Yok”

“OECD rakamlarına göre 77 ülke arasında Türkiye evinde bilgisayarı olmayan öğrenci sıralamasında 64'üncü, evinde interneti olmayan öğrenci sıralamasında 70'inci sırada. Bakın, 77 ülke arasında 70. Ama bakanlar çıkıyor bu kürsüye, ‘Ulaştırmada uçuyoruz, kaçıyoruz’ dinliyoruz hep birlikte. Ben size AKP'nin şahlanış döneminden, şahlanış dönemi Türkiye'sinden birkaç cümle okumak istiyorum. Bunu yaşayan öğrencilerden okuyacağım:

‘Bilgisayar ve internetimiz yok, alacak gücümüz de yok. Eski model bir TV var, EBA TV frekansı ayarlansın diye televizyoncu çağırdım, yapamadı. Evimizde internet her zaman çekmiyor. Çocuklar da internetin çekmesi için çatıya çıkıyor. Ablamla canlı ders saatlerimiz aynı, o girdiğinde ben giremiyorum.’

Bu çocukların vebalini kim ödeyecek? Sözde bir FATİH Projesi yaptınız, çağ açıp çağ kapatıyordunuz; ne oldu? Öğrenciler, bırakın tableti, televizyona dahi ulaşamaz oldu arkadaşlar; bu gerçeklikle yüzleşin. ‘10 milyon tablet dağıtacağız.’ dediniz, dağıttınız mı? Dağıtamadınız. Hesabını verdiniz mi? Yok. Ben size söyleyeyim: Fatih Projesi’nde yalnızca 1 milyon 437 bin tablet dağıtıldı, bugün o tabletlerin akıbetini, nerede olduğunu kimse bilmiyor, ortada da ne yazık ki bir envanter yok. Sayın Cumhurbaşkanı çıktı, müjdeyi verdi, dedi ki: ‘500 bin tablet dağıtacağım.’ Nerede 500 bin tablet? İki ay oldu, okullar kapanıyor, ortada tablet mablet yok.”

“Şahlanış Türkiye’sinde Öğrenciler İnternet İçin Çatıya Çıkıyor”

“Özellikle pandemi süreciyle gündeme gelen bir diğer mesele de internet altyapısı meselesi. Türkiye'de internet altyapısı gerçekten sorunlu. Türkiye'de, 21'inci yüzyıl Türkiye'sinde, şahlanış döneminde, öğrenciler internete girmek için çatıya çıkıyor. İstanbul'da, Türkiye'nin göz bebeği metropolde evinize internet bağlatmak için port sırasına giriyorsunuz. Ama lafa gelince uçuyoruz arkadaşlar, çok başarılıyız. En çok yatırım yaptığımız sektör ulaşım sektörü. Peki nerede bu yatırımların sonucu? Altyapı yerlerde sürünüyor. Genişbantın önemi artık bütün dünyada kabul gören bir realite. Örneğin Dünya Bankası’nın bir çalışmasında genişbant penetrasyonunda %10’luk bir artışın GSYİH’de %1,38’lik bir artışa neden olduğunu ortaya konuyor. Ama Türkiye sabit genişbantta OECD’nin gerisinde. Neden çünkü yatırım yok, fibere yatırım yok. Fiber altyapının 400 bin km civarı olduğu belirtiliyor. Türk Telekom özelleştirildiğinde ise bu rakam 150 bin km civarıydı. Yani 15 yılda bir arpa boyu yol gidememişiz  Ne yazık ki Osmanlı’dan bugüne ülkemizin en köklü kurumlarından biri Türk Telekom bugün şikayet hattına dönüşmüş durumdadır.”