Haber
2.6.2017 00:00:00
AKP Şimdi de Akademinin İş Güvencesine Göz Dikti
CHP İstanbul Milletvekili Onursal Adıgüzel, kamuoyunda “Zeytinlik tasarısı” olarak bilinen kanun tasarısı ile tüm araştırma görevlisi atamalarının 50/d maddesi kapsamında “geçici” statüde yapılmasına olanak sağlayan değişikliğe tepki gösterdi. Adıgüzel, “Önceliğimiz araştırma görevlilerinin gelecek kaygısı taşımalarının önüne geçerek, kendilerini bilimsel çalışmalarına özgürce verebilmelerini sağlamak iken, söz konusu tasarı ile araştırma görevlilerinin istihdam edilmesinde iş güvencesi tamamıyla ortadan kaldırılıyor. KHK fırsatçılığı ile önce 15 bin ÖYP’li araştırma görevlisini bir gecede 50/d’ye geçiren hükümet, şimdi tüm araştırma görevlilerine güvencesizliği dayatma peşinde” ifadelerini kullandı.

Adıgüzel, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu’nda bu hafta görüşülen ve CHP’li milletvekillerinin tüm itirazlarına ve ilgili maddenin tasarından çıkarılmasına ilişkin değişiklik önergesi vermelerine rağmen komisyondan geçen, “Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi” kanun tasarısının araştırma görevlilerinin atama usullerini belirleyen ilgili maddesine ilişkin konuştu.

“YÖK Başkanı Rektörlük Seçimleri Gasp Edildiğinde Neredeydi?”

Tasarının TBMM Genel Kurulu’ndan geçmesi durumunda, tüm araştırma görevlilerinin 50/d maddesi kapsamında geçici statüde istihdam edileceğini belirten Adıgüzel, “Sayın YÖK Başkanı komisyon görüşmeleri sırasında, ODTÜ ve Boğaziçi’ni örnek göstererek, başarı sıralamasında en üst sıralarda yer alan üniversitelerin hemen hepsinde araştırma görevlilerinin 50/d’ye göre istihdam edildiğini ifade edip, söz konusu değişikliğe kılıf uydurmaya çalışmıştır. Bahsi geçen üniversitelerin araştırma görevlilerini 50/d’ye göre istihdam etmesi o üniversitelerin kendi kurumsal özerklikleri ile ilgili bir durumdur, tüm üniversitelere mal edilemez. Kaldı ki,  YÖK Başkanı söz konusu üniversiteleri ve kurumsal özerkliği sahiplenici tutumunu keşke oyların yüzde 86’sını alarak üniversite tarihinin rekorunu kıran Gülay Barbarosoğlu’nun yerine, seçime dahi girmeyen bir öğretim üyesinin Boğaziçi’ne ‘kayyım’ rektör olarak atanması karşısında gösterseydi” ifadelerini kullandı.

“Keyfiliği ve Suiistimalleri Nasıl Önleyeceksiniz?”

Tasarıdaki ek maddede yer alan “Eğitim görerek doktora/sanatta yeterlik eğitimini tamamlayanların en fazla %20'si üniversite senatolarınca belirlenen ve YÖK tarafından onaylanan usul ve esaslara göre Yardımcı Doçent kadrosuna atanabilecektir” ibaresinde araştırma görevlilerinin atama kriterlerinin belirtilmediğini ifade eden Adıgüzel, “Tasarıda, atamaların liyakati önceleyen, adil, nesnel ve ölçülebilir bir şekilde nasıl yapılacağı sorusu yanıtsız bırakılmıştır. Kriterlerinin dahi açık ve şeffaf olmadığı bir sistemde, keyfiliği ve suiistimalleri nasıl önleyeceksiniz?” diye konuştu.